← Tüm yazılar← All posts
6 Temmuz 2018 · GBI 2018 · Göteborg → Hamburg

3 Temmuz 2018 - Halmstad çıkışı, yeşilliklerin içindeki bisiklet yolları, çocuklaşan koca insanlar, rüzgar her zaman dost olmaz, İsveç’in en batısındaki deniz feneri, İsveç milli maçı, feribot yolculuğu ve Danimarka, nana

Bu sabah yola erken çıkmaya kararlı idik. Ne de olsa uzun bir yolumuz vardı. Öyle ki, bir arkadaşımız (Mali) kaldığımız oteldeki kahvaltı servisinin 07:00’den 06:45’e alınmasını da sağlamıştı. Bu sayede 07:30’da, hiç gecikmeye tahammülü olmayan aksi Alman şoförümüzün bizi bırakıp gitmesine mahal bırakmayacaktık. Öyle de yaptık. Hızla hazırlandık. Bavullarımızı otelin kapısına taşıdık. Kahvaltımızı çarçabuk yaptık. Sonra otobüsümüzü beklemeye başladık. Zamanı gelmiş, otobüs gelmemişti. Beklerken sonunda otelin yanında, kapısından uzak bir yere geldi servis otobüsümüz. Otobüse binip kamp alanına gitmeyi ve orada da bisikletlerine atlayıp yollarakoyulmayı planlamışken, sabırsızlıkla ayaklarımızı yerlerde aşındırırken aksi Almanımız bizi almadı.

Merkez ofisle olduğunu sandığımız bir telefon konuşmasını öfkeyle yapıyor da yapıyordu. Neden sonra, haylice bizi bekletmiş olarak sonunda otobüse aldı ve sonuçta kamp alanına ulaşabildik. Bisikletlerimizle uzun bir süre Halmstad çıkışı yol kat ettik. Geçtiğimiz yerler sayfiye yerleri idi yine. İsveç’İn batı kıyıları boyunca güneye doğru bazen de köy yollarında geçtiysek de, yol kalitesi, yolda güvenlik duygusu eşsiz idi. Bir aşamadan sonra İsveç’te batıya doğru uzanan sivri bir burun için kuzeydoğu yönüne döndük. Bu aşamaya kadar daha kalabalık bir grup olarak birlikte sürerken bir grup daha hızlı sürmeye karar verdi. Bense onlara yetişme çabamın yetmediğini görüp arkadan gelen grubu da kontrol etmeye çalışırken grup kaptanımız arayıp benim grubun bir kısmına liderlik yapmamı istedi. Bizim her zamanki anlayışımız koşulsuz dayanışma olduğuna göre elbette üstüme düşeni yapacaktım. Arkadan gelen grubu bekleyerek sonraki bölümü birlikte sürmemizi sağladım
Öndeki grupla nasılsa bir noktada karşılaşırız düşüncesindeydim.

Batıya ve kuzeybatıya döndüğümüz aşamadan sonra bizi kuzeybatı rüzgarları karşıladı. Karşılamakla kalmadılar, bize hep eşlik ettiler! Eh, bu da hem bizi yordu, hem de hızımızı azalttı. Ama bırakmadık. Bu arada geri döneceğimiz ve yeniden rüzgarı arkamıza alacağımız noktaya ulaşmayı beklerken önümüze yokuşlar yokuşlar yokuşlar çıktı. Sonuçta batıya doğru uzanan bu yarımadanın en uç noktasına vardık. Bir deniz fenerinin altında önden hızla gitmiş olan ekibi birşeyler yerken bulduk. Biz de bulabildiklerimizi yedik ve sorduk neler yaptıklarını. Meğer gruptan bir arkadaş kopmuş, geri kalan üçlü ise farkında bile olmadan basıp gitmiş. Tek kalan Alpaslan tedirgin olmuşsa da kendi navigasyon yöntemleri ile deniz fenerine diğerlerinde önce gelmiş. Durumu öğrenince de kızgın bir sınıf öğretmeni edası ile onlara kızdım ve geri kalan parkurun
kopmadan gidilmesi için talimatlarımı verdim.

Deniz fenerinden sonraki yol güneydoğuya doğru idi. Bu kez rüzgar bize yardımcı oldu. Hızla kendimizi Helsinborg’da bulduk. Yol boyu da yazlık evlerin varlığına rağmen ortalığın tenha olmasına şaşarak geldik. Helsinborg’a bir geldik ki, nerdeyse tüm İsveç orada. Meğer bugün dünya futbol kupasında İsveç-İsviçre maçı varmış. Üstelik İsveç yenmiş ve üst tura çıkmış. O kalabalığın arasından zar zor ilerleyerek feribotumuza bindik ve ver elini Danimarka dedik! Sonrası bisikletlerin park edilmesi, bavulların alınması, otele gidişimiz, duş ve yemek. Bugün bana özel olarak ortaokul-lise yıllarından bir sınıf arkadaşımın beni eşi ile birlikte karşılaması ve yemeğe götürmesi oldu. Yemeğe giderken de telaş içindeler idi. Meğer Danimarka’da restoranlar akşamları 21:00’de kapanırlarmış. Neyse, bir yer bulduk ve çokça eskileri yad ederek, arkadaşlarımızın kulaklarını çınlatarak keyifli bir akşam yemeği yedik. Otel odama döndüğümde çok vakit geçmeden kendimi hemen yatağa attım. Gözlerim kapanıyordu. Bugünkü sürüşümü nanaya, yani cici anneme, ayınvalideme adıyorum. O çok iyi kalpli ve çok özel bir insan. İyi ki doğmuşsun nana!